Söyleşiler

Tempo – Şubat 2004

T. –  Roman yerleşik sistemi, medyayı, magazin dünyasını acımasızca eleştiriyor. Buna anarşist roman diyebilir miyiz? M.E. – Kusma Kulübü’ne anarşist mi, nihilist mi roman dersiniz, bilemem. Ama yazarının “insan kalmak için, taraf tutmak zorunda” olduğunu bilerek, yıkıcı olmasını dilediği bir öfkeyle kaleme aldığı bir roman diyebilirsiniz. Çünkü öfke, direnişin ardındaki güçtür; şiddeti tetikler. Şiddet de […]

Post Ekspres – Şubat 2004

P.E. –“Kusma Kulübü”nün girişinde Graham Greene’nin “Sessiz Amerikalı”sından bir alıntı var: “İnsan eğer insan kalacaksa, taraf tutmak zorundadır.” Siz hangi tarafı tutuyorsunuz?M.E. –  Sekiz romanım ve 1. Şube’de hiç silinmeyen sicilim hangi tarafta olduğumu yeterince gösteriyor sanırım. Soruya bir anıyla cevap vereyim. 1969’da izinsiz bir mitingi dağıtan frukolardan (o zaman toplum polislerine böyle denirdi) kaçarken […]

Novamedya – Şubat 2004

N.M. – Mide bulantısı ve kusma,  vücudun kabul  etmediği maddelere karşı gösterdiği ilk ve en direkt tepki. Kusma Kulübü’nde, ülkede yaşanan olayları artık midesi (ya da daha doğrusu vicdanı) kaldırmayan Umut’un girdiği dönüşü olmayan yol anlatılıyor. Bu anlamda sizin de mideniz çok bulanmış görünüyor. Umut’la birlikte siz de içinizdekileri kusuyorsunuz. Bir yazar olarak belki de […]

Milliyet Sanat – Şubat 2004

“Kalemimi  asla günün modasına göre yontmadım!” Mehmet Eroğlu’nun son romanı “Kusma Kulübü” Graham Greene’den bir alıntıyla:“İnsan, eğer insan kalacaksa, taraf tutmak zorundadır…” diye başlıyor. Sürükleyici ve sarsıcı. Klişe olacak ama Mehmet Eroğlu’nun son romanı gerek atmosferi, gerek anlattığıyla “Kusma Kulübü” böyle tanımlanacak  bir roman. Fakat, aynı zamanda rahatsız edici ve irkiltici de. Bu anlamda “Kusma […]

Hürriyet Pazar – Şubat 2004

“13-14 yaşımdan beri vicdanımın emrindeyim” Mehmet Eroğlu, Yarım Kalan Yürüyüş, Yürek Sürgünü, Adını Unutan Adam, Issızlığın Ortası gibi, ‘‘bir kısım okur’’un üzerinde ‘‘kalıcı hasar’’ bırakmış romanlarının ardından, yine yapacağını yaptı. Yazarın fanatik olarak tanımlayabileceğimiz okur kitlesi tarafından uzun zamandır beklenen yeni romanı Kusma Kulübü, günümüzün tüketim kültürü üzerine ciddi bir eleştiri. Eroğlu, son kitabında, tabiri […]

Cumhuriyet Kitap Eki – Mayıs 2003

En inandırıcı romanlar, kendi yazılış hikâyesini de içinde barındıranlar oluyor. Varoluşçu romanlarda sık rastladığımız bir özellik bu, “Yabancı”, “Bulantı” ve “Ahlaksız” gibi romanlar hep birinci tekil şahısta yaşananları anlattığı gibi bir yandan da yazma ya da anlaşılma gereğine değinen romanlardır. Mehmet Eroğlu’nun son romanı “Zamanın Manzarası” bu anlamda varoluşcu romanları çağrıştırıyor. Eroğlu romanında üç ayrı […]

Trt Okudukça Programı – Ocak 2003

Mehmet Eroğlu’nun ilk romanı “Issızlığın Ortasında”dan bugüne, kendine özgü bir roman dünyası yarattığını söyleyebiliriz. Romanlarında önce sarsıcı bir kimlik arayışı peşindedir. Özellikle siyasal dönemlerin bireylerini, tipik olgular arama kaygısına düşmeden anlatmaya çalışmıştır. Mehmet Eroğlu’na sıkı bir kimlik çözümleyicisi demek yerinde olur. Bu yüzden, romanı bilinen dönemlerden çıksa da o dönemleri açık biçimde yansıtmaz aslında. Özellikle […]

Cumhuriyet Kitap Eki – Ocak 2003

BİR ELEŞTİRİ- “ZAMANIN MANZARASI”  ACIYLA YÜKLÜ Okur, özellikle ülkemizde, kitap seçerken genellikle çok satan kitaplara, fazla kendinden söz ettirebilen yazara yöneliyor. Ben bunların aksine, bu tür kitaplara soğuk durur, daha önce okuyup beğendiğim yazarların yeni kitaplarını beklerim. Hem de sabırsızlıkla, merakla… Mehmet Eroğlu, uzun bir aradan sonra, Yüz:l98l ‘i yayımladığında  kendisi ile yapılan bir söyleşide, […]

Edebiyat ve Eleştiri – Kasım/Aralık 2002

Mehmet Eroğlu’yla “Zamanın Manzarası” üzerine Ahmet Yıldız: Zamanın Manzarası adlı romanınızda mutlu insan yok. Kaotik bir durum. Bunun nedeni yaşadığımız döneme bir müdahale isteğinin yansıması mı ?Mehmet Eroğlu: Müdahale isteğinden çok yaşadığımız dönemin renkleri ve gölgeleriyle romana yansıması diyebiliriz. Roman, odağına her zaman insanı –insanları-alır ve tip olarak seçilen roman kişilerinin içinde yaşadığı topluma – […]

Cumhuriyet Kitap Eki – Aralık 2002

Zamanın Manzarası’nda Dün ve Gelecek Kraliçe: Senin zamanla konuşmadığına eminim. Alice: Herhalde öyledir. Fakat müzik derslerinde zamana uyarak tempo tutar, elimizi vururduk.” (Alice Harikalar Diyarında’dan) Marx ve Engels’in “Alman İdeolojisi” üzerine birlikte çalıştıkları döneme geri dönmek -1846 yılının yaz ortalarına- ve bu iki bilim adamının geleceğin insanına ilişkin tasarımlarını okumak, tıpkı Alice gibi insanı zamanla […]

1 19 20 21 25