Söyleşiler

Günümüzde Kitaplar

MEHMET EROĞLU: “Yazar Olmak Aslında Tanrıya Meydan Okumaktır”Mehmet Eroğlu’nun, 1979 Milliyet Roman Yarışması’nda birinciliği Orhan Pamuk’un “Cevdet Bey ve Oğulları”yla paylaşan “Issızlığın Ortasında” adlı romanı, sekiz yıl sonra yayınlanabildi. Bu açıdan bakılınca yeni, gerçekteyse eski bir yazar Eroğlu. Ankara’da oturuyor. Romanın yayınlanması dolayısıyla İstanbul’a geldiğinde tanıştık, konuştuk kendisiyle. Kimi sorular yönelttiğimiz bu konuşmayı teybe de […]

BirGün Kitap Eki – Mayıs 2010

Tavşanların kitabı: Edebi Aforizmalar “İnsanın sadece bir tek kişiye aşık olabileceği savı tembellerin uydurmasıdır.” Bu bir roman cümlesi. Romanın adı Belleğin Kış Uykusu, yazarın adı ise Mehmet Eroğlu. İşin aslı, yazılacak olan bu romana dair değil, derdimiz yazarın bütün romanlarından cımbızla çekilmiş cümlelerin toplamından oluşan “Edebi Aforizmalar”. Sakın, cımbızı Mehmet Eroğlu’nun kullandığını düşünmeyin! Yazar, zaten […]

Radikal Kitap Eki – Mayıs 2010

Bazen bir cümledir… ‘Edebi Aforizmalar’, bize cümlelerin farklı bir yönünü gösteriyor: Bir cümle tek başına var olabilir, bir öyküyü anlatabilir. Mehmet Eroğlu okurlarının romanlardan tanıdığı cümleler, orada anlattıklarından çok daha farklı bir biçimde çıkıyor karşımıza. Okuduğumuz bazı kitaplarda öyle cümleler vardır ki sahip olma duygusu uyandırır insanda. O cümleyi kendimize saklamak, anlamak, cümleyle aramızda bir bağ […]

Sabah Kitap – Nisan 2010

“Sanat da haz için üretilen bir seyirliktir.” İlk anda dünya edebiyatında aklımıza belli birkaç örnek gelse de, Türk edebiyatında aforizma örnekleri neredeyse yok gibidir. Yok gibidir derken de, tabii, metin içlerinden ayrıştırılmış, ya da safi bir kitap halinde, “Aforizmalar” adıyla yayımlanan eserlerden söz ediyorum. Dünya edebiyatında kimler yazmamış ki aforizmalar: Tolstoy, Dostoyevski, Franz Kafka, Oscar […]

Gazi Üniversitesi Söyleşi – 2009

Gazi Üniversitesi – “Taraf tutup insan kalanlara…” adıyorsunuz “Kusma Kulübü” romanınızı.  Peki, sizin ilk kez “taraf oldum” dediğiniz bir an var mı? Ve yazmak bir nevi taraf tutmak mıdır?Mehmet Eroğlu – Lisede yatılı okurken dört arkadaş bir gün okuldan kaçmıştık. Gece geç vakit, Bornova’nın arka sokaklarından birisinde yaşlı bir adamın hüngür hüngür ağladığını gördük. Beyaz […]

Cumhuriyet – 2009

Erdem Öztop – Mehmet Bey, sizin romanlarınızın us’a düşüş anları bir hayli metaforik olur. Örneğin bundan önceki romanınız Belleğin Kış Uykusu’nda hikâye, denizde yüzerek açılırken, elinizin kayaya çarpması ve acıyı hissedişinizin ardı sıra dönüş yolculuğunda oluşur. Yeni romanınız Mehmet, Fay Kırığı’nın hikâyesi nasıl ortaya çıktı peki? Mehmet Eroğlu – Romanın odağında hep insan olmalı… Bu […]

Newsweek – Mart 2009

Newsweek – Siz, özellikle AKP iktidarıyla, “İstanbul burjuvazisi” diyebileceğimiz kesime karşılık yeni bir muhafazakâr (İslamcı) burjuvazinin (İslami holdingler haricinde, yeni bir yaşam anlayışını da içeren) doğduğunu düşünüyor musunuz? Doğduysa neden ve ne zaman?Mehmet Eroğlu – Kesin bir tarih vermek! Belki sorunun bu kısmını ekonomistler cevaplamalı. Ama görünen şu: Özal döneminde belirtileri ortaya çıkan Anadolu kaynaklı […]

Zaman – Mart 2009

Zaman – Üç “Fay Kırığı”ndan ilki “Mehmet”i yayımladınız. “Birinci Kitabın Sonu”nda “Ocak 2009” yazıyor lakin akla şöyle bir soru da geliyor; ikincisi “Emine” ve üçüncüsü “Rojin” yazıldı mı, yazılmakta mı? Ne zaman yayımlanacak diğer iki “fay kırığı”? Mehmet Eroğlu – Yazmaya yıllarca önce karar verdiğim Fay Kırığı Üçlemesi’nin diğer iki kitabı için uzun zamandır araştırma […]

Vatan Kitap – Mart 2009

Vatan – Kemik okuyucu kitlesine sahip bir yazarsınız. Her kitabınız  ilk ağızda en az 10 bin kişi tarafından okunuyor. Bu size edebi anlamda bir özgürlük sağlıyor mu? Mehmet Eroğlu – Cevap, büyük ölçüde evet, kısmen de hayır… Evet, çünkü bu okur kitlesi bana sağlam bir temel oluşturuyor. İstediğim konuyu, istediğim biçimde ele almama olanak veriyor. […]

Günlük – Mart 2009

Bayram Balcı – Fay Kırığı Üçlemesini kısaca nasıl özetlersiniz? Mehmet Eroğlu – Hakkâri’deki askerliğin ardından on yıl boyunca hiçbir işte dikiş tutturamayan kahramanımız Mehmet Esen, 2005 Temmuz’unda İstanbul’dan cazip bir iş teklifi alır. Bu teklif, birlikte savaşmış beş asteğmeni yıllarca sonra bir araya getirir: Cenk Plevneli darboğazda, batmak üzere olan bir Holding’in varisi; Altan Kısa […]

1 … 22 23 24 … 34